Ortaokul · 9. Ünite · 4. Konu
Kırgınlıkları Çözmek ve Affetmek
Kırgınlıkları Çözmek ve Affetmek konusu üzerine ders metni, âyet-hadis ışığında açıklamalar ve uygulama önerisi.
Arkadaşlık ve aile hayatında hiç tartışmamak mümkün değildir. İnsanların düşünceleri, istekleri ve karakterleri farklıdır. Bazen yanlış anlarız, bazen kırıcı konuşuruz, bazen de gerçekten haksızlığa uğrarız. Önemli olan, kırgınlığın ortaya çıkmasından sonra ne yaptığımızdır.
Bir tartışma olduğunda ilk tepkimiz çoğu zaman kendimizi savunmaktır: “Ama önce o başladı.”, “Benim suçum yok.” veya “Bir daha onunla konuşmam.” diyebiliriz. Öfke içindeyken sorun olduğundan daha büyük görünebilir.
Kırgınlığı çözmenin ilk adımlarından biri sakinleşmektir. Çok öfkeliyken gönderilen mesajlar veya söylenen sözler sonradan pişmanlık oluşturabilir. Biraz beklemek, abdest almak, ortam değiştirmek ve daha sonra konuşmak bazen çok faydalıdır.
İkinci adım dinlemektir. Tartışmada sadece kendi cevabımızı hazırlamak için değil, karşı tarafın ne demek istediğini anlamak için dinlemeliyiz. Belki bizi kırdığını fark etmemiştir. Belki biz de olayın bir kısmını yanlış anlamışızdır.
Özür dilemek de güçsüzlük değildir. Hatalı olduğumuz bir konuda “Özür dilerim, burada yanlış yaptım.” diyebilmek güçlü bir karakter ister. Özrün içine “ama sen de…” ekleyip suçu hemen karşı tarafa atmak, özrün etkisini azaltabilir.
Affetmek ise yapılan şeyin doğru olduğunu söylemek değildir. Affetmek, öfkeyi sürekli taşımamaya ve uygun olduğunda yeni bir başlangıç yapmaya çalışmaktır. Bazı ciddi haksızlıklarda güvenin yeniden oluşması zaman alabilir. Affetmek, aynı zarara tekrar tekrar izin vermek anlamına da gelmez. Gerektiğinde sınır koymak ve bir yetişkinden yardım istemek doğrudur.
Kur’an, öfkesini kontrol eden ve insanları bağışlayan kişileri över. Bu, affetmenin ne kadar değerli ama bazen zor bir davranış olduğunu gösterir.
Âyet
“Onlar öfkelerini yenerler ve insanları bağışlarlar.”
— Âl-i İmrân Sûresi, 134. ayet
Günlük Hayattan Düşünelim
Bir mesajı yanlış anlayıp arkadaşına sert cevap verdiğini düşün. Birkaç dakika sonra onun aslında başka bir şey kastettiğini fark ettin. Bu durumda ‘Ama önce o yanlış yazdı.’ diyerek tartışmayı sürdürmek mümkündür. Bir başka seçenek ise kendi payını kabul edip ‘Seni yanlış anladım, sert konuştum, özür dilerim.’ diyebilmektir. Anlaşmazlıkların çoğu, tarafların sadece karşıdakinin hatasını görmesiyle büyür. Affetmek ve barışmak için bazen kimin ilk başladığından çok, kimin ilk doğru adımı atacağı önemlidir. Ancak ciddi zorbalık veya tekrar eden zarar durumlarında sınır koymak ve yetişkin desteği almak gerekir; barışmak adına güvenliğimizi tehlikeye atmak doğru değildir.
Düşünelim
Affetmek ile aynı hatanın tekrar yapılmasına izin vermek arasında nasıl bir fark vardır?
Bu Haftanın Uygulaması
Küçük bir kırgınlığın varsa ilk adımı atmayı dene: selam vermek, konuşmak veya gerekiyorsa özür dilemek. Ciddi bir sorun veya zorbalık varsa bunu tek başına çözmeye çalışma; güvenilir bir yetişkinden yardım iste.