Ortaokul · 6. Ünite · 4. Konu
Efendimizin (sav) Haram ve Helal Hassasiyeti
Efendimizin (sav) Haram ve Helal Hassasiyeti konusu üzerine ders metni, âyet-hadis ışığında açıklamalar ve uygulama önerisi.
Efendimiz:“Helal olan şeyler belli, haram olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helal mi harammı olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır. Bunlardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olurlar. Sakınmayanlar ise harama düşerler.Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arazisi vardır. Allah’ın yasak arazisi, koruluğu da haram kıldığı şeylerdir.”Haram gıda, sahibini insanlar arasında rezil ettiği gibi, Allah katında da değersiz hale getirir.
“İnsanın ilk (çürüyüp) kokacak olan yeri karnıdır. Öyleyse, bir insan gücü yettiğince karnına temiz olmayan şeyleri sokmamaya çalışsın!”
Efendimiz: “Kim haram bir lokma yerse, Allah onun kırk gece namazını ve kırk sabah da duasını kabul etmez. Haramın besleyip büyüttüğü her et için en layık olan yer cehennemdir. Muhakkak haramdan bir lokma bile eti besleyip büyütür.Allah Resûlü (sav) bir gün yatağına yatmış; fakat sabaha kadar uyuyamamış ve yatağında dönüp durmuştu. Sabah olduğunda mübarek zevceleri O’nun (sav) bu sıkıntısının sebebini sorduğunda Efendimiz’in cevabı şu olmuştu: “Yatağımı hazırlarken yere düşmüş bir hurma buldum. Onu ağzıma koydum. Fakat sonra aklıma geldi ki, bizim evde sadaka ve zekât hurmaları da bulunuyor.
Ya bu hurma, onlardan ise! İşte sabaha kadar bunu düşündüm, bunun ızdırabıyla sağa sola dönüp durdum. Bir türlü gözüme uyku girmedi.”Bu kadar küçük şüphe karşısında bile hassas davranıyor ve bu yönüyle ümmetine de örnek oluyordu.
Efendimiz:“Cennetlikler üç kısımdır: Adil devlet başkanı, Yakınlarına ve Müslümanlara karşı merhametli olan kimse, Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen iffetli Müslüman.” Salih amelde bulunabilmek, helâl rızıkla beslenmeye bağlıdır.Haramlarla beslenen bir insanın amellerinin de salih olabilmesi zordur.Efendimiz haramların başlıcalarını söyle ifade eder -Faizden kazanılan para, Allah’ın nezdinde günah bakımından otuz altı kere yapılan zinadan daha kötüdür.”
-Altın, İpek gibi zinet eşyaları, benim ümmetimden ancak kadınlara helâldir, erkeklere ise, haramdır.
-Rüşvet alanda verende cehennemliktir.
- Sarhoşluk yapan her madde haramdır. Çoğu sarhoşluk yapan bir maddenin bir avuç kadarı dahi haramdır.
Haramın başı Faizi Yasaklamıştır
Ekonomik hayatı dinamitleyen unsurların başında faiz gelir. İslâm, faizi kat’î olarak haram kılmıştır. Kitap ve Sünnetfaizi ağır bir dille yerer. Çünkü o, haksız kazancın en çirkinidir ve düpedüz bir sömürü aracıdır. Kur’ân-ı Kerim, faizi yasakladığı yerde faiz yiyeni şeytan çarpmış bir insana benzetir ki, onun bu mevzudaki beyanı şöyledir:
“Faiz yiyenler mahşerde şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, ‘Zaten alışveriş de faiz gibidir.’ demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helâl, faizi haram kıldı. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizcilikten geri durur ve vazgeçerse geçmişte elde ettiği, kendisinin olur. Ve onun işi de artık Allah’a aittir. Kim faizciliğe dönerse, işte onlar Cehennemliktir; onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah faizle malı eksiltir, sadakalarla da bereketlendirir. Allah, nankör hiçbir günahkârı sevmez.
Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadislerinde, faizle ilgili olarak dört sınıfın lanete uğrayacağını ifade buyururlar: “Allah, faiz alana, verene, buna kâtiplik ve şahitlik yapana lanet etti. Bunlar aynı günahta müsavidirler.”Herhâlde ardıardına sıralayacağımız şu hadisler bizim için faizin nasıl kötü olduğunu kısa yoldan anlatacaktır:
Hazreti Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre; Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Miraca götürüldüğüm gece, karınları odalar gibi büyük olan bir kavmin üzerine vardım. Bunların karınlarında dışardan görülen yılanlar vardı. Ben, – Bunlar kimlerdir, Ey Cebrail, diye sordum. Cebrail dedi ki:
– Bunlar faiz yiyicileridir.”
Allah Resûlü (sav) şöyle buyurur: “(And olsun), şüphesiz insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlardan, faizyemeyen yani almayan hiç kimse kalmayacaktır. Artık faiz yemeyene de faizin tozu konacaktır.