Ortaokul · 6. Ünite · 1. Konu
Efendimiz’in Ahlâkı
Efendimiz’in Ahlâkı konusu üzerine ders metni, âyet-hadis ışığında açıklamalar ve uygulama önerisi.
Efendimiz (sav), bütün in sanlığa ebedi saadeti müjdeleyen, Allah’a giden yolun nurani rehberidir. Görüldüğünde Allah’ın hatırlandığı zirve kuldur. Her hâlinde bir başkalık ve güzellik olan Peygamber Efendimiz (sav), örnek ahlâkıyla insanları kendisine hayran ve meftun eden yüksek ahlâkın temsilcisidir. Kur’ân-ı Kerim, Peygamberimiz’i, büyük ahlâk sahibi ve en güzel örnek şeklinde anlatır. O, öyle bir yüce ahlâk sahibidir ki, O’nun nuru sayesinde yolumuz aydınlanır, işlerimiz yoluna girer, hayatımıza bir düzen ve disiplin gelir.
İnsanımıza O’nu, hem de kendi kâmetine uygun anlatabilmek bizim için en büyük vazifedir. Zira insanlık O Sultanı anladığında ve O’nun ahlâkıyla ahlâklanıp O’na tabi olduğunda hakiki insanlığa erecektir. Peygamberimiz’e yakınlığıyla bilinen Hz. Enes b. Mâlik anlatıyor: “Allah Resûlü’ne on yıl hizmet ettim, bana hiç öf demedi. Yaptığım bir şey “Bunu niye yaptın?” yapmadığım bir şey için de “Bunu niye yapmadın?” demedi. Çünkü O, yine Enes b. Mâlik’in ifadesiyle, insanların en güzel ahlâklısı idi. Allah ve Peygamberi (sav)´i sevmenin, bu sevgiyi arttırmanın yolu onları tanımaktan geçer. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere ebedî kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı da budur. (Nisa13)
Peygamber Efendimizin (sav) Şefkati ve Merhameti
Çocuklara karşı şefkati ve merhameti
Şefkat Allah’ın yarattığı canlılara karşı insanda var olan acıma, merhamet etme duygusuna denir. Merhamet ise Şefkata yakın bir manası vardır, yani: Acıma, esirgeme, koruma, sevgi gösterme, yardım etme. İnsanı başkalarına iyilik ve yardım etmeye yönlendiren acıma duygusudur.
Peygamber Efendimiz (asm) her canlıya şefkat ve merhamet gösteriyordu. Bunun en canlı örneğini çocuklar üzerinde görüyoruz. Peygamberimiz’in çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı. Bir çocuk gördüğü zaman Peygamberimiz (asm)’in mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı. Onu tutar, kollarının arasına alır, kucaklar, okşar, sever ve öperdi.
Gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm verir, halini hatırını sorardı. Binekli bulunduğu zaman çocukları atın üstüne alır, gidecekleri yere kadar götürürdü. Çocuklarla arkadaşça konuşur, onların yanında çocuklaşır, anlayış seviyelerine göre sohbet eder, öğütler verirdi.
Çocuklarla o kadar içice olmuştu ki, bir defasında yarış yapan çocukları görmüştü de onların neşesine katılmak için birlikte koşmuştu. Peygamberimizin yetim çocuklarada apayrı bir şefkati vardı. Onlara çok yumuşak davranırdı. Kendisi de yetim olarak büyüdüğü için, yetimliğin ne kadar acı ve zor olduğunu biliyordu. Yetimlere olan merhametinden dolayı, devamlı olarak onları korur, haksızlığa uğradıkları zaman haklarını arardı.
On Gümüş
Cebinde on gümüş vardır. Medine çarşısından bir gömlek satın alır, dört gümüş verir. Kapıda bir fakir yeni aldığı gömleği ister, verir. Dönüp dört gümüşe ikinci bir gömlek alır. İki gümüşü kalmıştır. Az sonra yolda ağlayan küçük bir kız çocuğu görür. Yanına yaklaşır nedenini sorar. Küçük kız bir hizmetçidir.
“Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti, kaybettim.” Cebindeki son iki gümüşü de ona verir:
“Ağlama, unu bunlarla alabilirsin.” der. Hizmetçi kız yine de huzursuzdur. Bu seferde “Eve geç kaldığım için beni dövmelerinden korkuyorum.”
Hz. Muhammed (asv) küçük kızın elinden tutar, önce unu alırlar. Sonra da küçük kızın hizmet ettiği eve giderler. Ev sahipleri akşam saatinde kapılarına gelen bu sürprizden şaşkın ve sevinçlidirler. O, küçük hizmetçiyi göstererek:
“Geç kaldığı için cezalandırılmaktan korkuyordu. Sakın onu dövmeyin.” der. Şaşkınlığını hala atamamış ev sahibi, cevap verir:”Ey Allah’ın Elçisi! Sizin evimizi onurlandırmanıza neden olduğu için siz şahid olun ben onu azad ediyorum, artık hürdür.” Hz. Muhammed (asv) bunun üzerine ellerini açarak Allah’a hamd eder:
“Allah’ım şu on gümüş ne kadar bereketli imiş. Onunla bana ve bir yoksula birer gömlek giydirdin. Bir kız çocuğunu sevindirdin ve hürriyetini kazanmasını sağladın.”