Ortaokul · 1. Ünite · 1. Konu

Allah’ı (c.c.) Niçin Göremiyoruz?

İnançsız bir adam, İmam Azam Hazretleri’ne şöyle bir soru sorar: “Peki Allah (c.c.) varsa O’nu niçin göremiyoruz?”

İnançsız bir adam, İmam Azam Hazretleri’ne şöyle bir soru sorar: “Peki Allah (c.c.) varsa O’nu niçin göremiyoruz?”

İmam-ı Azam soruyu pek kolay bulmuşçasına tebessüm etmiş. “Önce bize biraz süt versinler de sohbetimiz biraz daha tatlansın” demiş. İnançsız adam dudaklarını kemirerek “iyi olur ya hem içer hem konuşuruz.”

Sütler gelmiş. O zaman sütü tatlandırmak için içine pekmez katılırmış. Tabii şimdiki şekerler yok henüz. Adam sütünü tatlandırıp içmeye başlamış. Fakat İmam-ı Azam adama bir kaşık daha pekmez sunmuş:

“Buyurun sütünüzü tatlandırın.”

Adam: “Sağ ol, ben pekmezi karıştırdım, sütüm pekmezlidir. Sen benim soruma cevap ver şimdi.” İmam-ı Azam öncesütün pekmezini, bugünkü tabiriyle şekerini halledelim demiş. Adam biraz daha kızgın söylenmiş: “Benimkisinin pekmezi vardır dedim ya!” İmam-ı Azam: “İnanmam.” Adam büsbütün kızgın: “Niçin inanmıyorsun!?”

“Ben görmediğim şeye inanmam. Süte karıştırdığın pekmezi gösterirsen inanırım.” Adam, çattık belaya der gibi başını iki yana sallayıp bağırmış: “Süte karıştırılmış pekmez görünür mü? Onu gözüne gösteremem ama içersen tadını dilin anlar.

Çok merak ediyorsan gözünle değil ama dilinle sütün tatlandığını görebilirsin. Hem bununla da niye uğraşıyoruz? Sen bana sorumun cevabını söyle bakalım!”

İmam-ı Azam tatlı tatlı tebessüm ederek demiş ki: “Bana fırsat vermediniz ki, sorunuzun cevabını kendiniz verdiniz.”Adam:

“Nasıl yani?”

İmam-ı Azam: “Nasılı var mı? Sütün içine karıştırılmış pekmezi nasıl görülmezse Allah (c.c.) vardır ve bu gözümüzle görünmez. İçtiğimiz sütün yağını da gösteremezsiniz. Ama süt çok güzel ve yağlıdır. Onu da gözümüzle değil dilimizle tadınca anlarız.”

Demek ki bu dünyadaki pek çok şeyi de biz gözümüzle göremiyoruz. Ancak onları meydana getirdikleri tesirlerden ve eserlerden anlıyoruz. Ya da bir başka duyu organımızla varlıklarını anlıyoruz. Siz sütün yağını ve şekerini bile göremediğiniz halde Allah’ı görmek istiyorsunuz. Halbuki bu gözümüz dünyadaki her şeyi göremeyen sınırlı bir gözdür. Aynen bunun gibi, bizde Allah’ı gözümüzle bu dünyada göremiyoruz ama, O’nun yarattıklarını, eserlerini görüyoruz. Meydana getirdiği tesirleri anlıyoruz. Ama maddi gözümüzle değil, manevi gözümüzle oluyor bu iş.

a) Yaratılış kapasitemiz Allah’ı (c.c.) görebilecek bir güçte değildir. Çünkü görme, ihâta yani her şeyiyle kuşatma, içine almameselesidir. Mesela mikro âlemde virüsleri, bakterileri, makro âlemde ise kâinatın tamamını göremiyoruz.

Gözlerimizin bir görme kapasitesi vardır ve bu konuda onlar yetersiz kalırlar.

Nitekim En’am suresinde 6/103: „O’nu gözler ihata edemez; O (‘nun ilmi) ise bütün gözleri ihata eder.“

b) İmtihan dünyası bunu gerekli kılmaktadır. Herkes, gözüyle Allah’ı görseydi o zaman imtihan sırrı ortadan kalkardı.Bu durum imtihan yapan bir öğretmenin, soruları sorduktan sonra cevabını yazdırmasına benzerdi. Maksat inananla inanmayanın, iyiyle kötünün ortaya çıkması olduğuna göre Allah (c.c.), imtihanın gereği olarak kendisini gizlemiş, ama eserleriyle varlığını akıl gözlerimize sunmuştur.

Video Önerisi