Üniversite · 3. Ünite · 3. Konu

4 Yıl Su İçmeden Yaşanır mı?

Atalarımız ne de güzel söylemiş: “Su gibi aziz ol!” Söz söylerken âdeta kılı kırk yaran atalarımız, aziz olmanın yolunu neden suya benzemekte göstermiş olabilir acaba? Su, temizlik…

Atalarımız ne de güzel söylemiş: “Su gibi aziz ol!” Söz söylerken âdeta kılı kırk yaran atalarımız, aziz olmanın yolunu neden suya benzemekte göstermiş olabilir acaba? Su, temizlik demektir, güzellik demektir.. kısaca hayat demektir de ondan. Derelerden, ırmaklardan çağıl çağıl akan; güzelim göllerde, masmavi denizlerde, okyanusların enginlerinde birleşen bu mucizevî sıvının olmadığı yerde canlıdan da hayattan da bahsetmek hayal olur. Hayat için olmazsa olmaz maddelerin başında gelir su.

Canlıların en küçük yapı taşının, deyim yerindeyse her canlının vücut binasının tuğlalarının hücreler olduğunu biliriz. Hücrelerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için mutlaka suya ihtiyaç vardır. Biz insanları ele alalım mesela. Vücudumuzun yaklaşık %70'i sudur. Yeryüzünün de üçte ikisini, yani yaklaşık %70'ini su teşkil eder. Hücrelerde cereyan eden kimyevî reaksiyonlar, yani canlılık faaliyetleri ancak suyun varlığına, yani sulu bir ortama bağlanmıştır.

Suyun renksiz, kokusuz ve tatsız bir madde olduğunu biliriz de onsuz hayatın hiçbir tadı olmadığını nedense hep gözardı ederiz. Oysa su hayat demektir, enerji demektir, hareket demektir, bereket ve zenginlik demektir. Uzun söze ne hacet... Su rahmet demektir.

Canlılar için su bu kadar hayatî öneme sahip iken canlılar susuz yaşayabilirler mi? Hatta başlıkta okuduğumuz gibi dört yıl susuz yaşayabilen bir canlı olabilir mi?

Şaşırtıcı bir maharetle donatılmış bu canlı Afrika balçık balığıdır ve dört yıl susuz yaşayabilir. Evet evet.. doğru okudunuz, bu balıklar zor durumda kaldıklarında dört yıl susuz yaşayabilirler. Peki, bunu nasıl başarabiliyorlar?

Kış uykusunu hepimiz duymuşuzdur. İri cüsseleri ve sempatik hareketleriyle dilimizde espri konusu olan ayıların, kış günlerinin amansız soğuğunda ilahî bir şevkle kış uykusuna yattıklarını biliriz. Zor durumlar için hayvanlara bahşedilen özel durumlardan birisi de yaz uykusudur. Bu mucizevî mekanizma sıcak ve kurak iklim bölgelerinde yaşayan bazı hayvanların hayatta kalmasına vesile olan harika bir hususiyettir. Yaz uykusu, hayvanın zor şartları atlatmak için çok sıcak yaz günlerini uyku veya uyuşukluk arası bir dinlenme hâlinde geçirmesidir. Ağustos gibi aşırı sıcak aylarda tabiata bir sessizlik çöker. Bu sessizlik, yaz uykusuna yatan hayvanlardan ileri gelir. Yazın uzun, sıcak ve kurak ortamından kaçan hayvanlar, yaz uykusuna sığınırlar.

Afrika'nın akciğerli balıklarının da yaz uykusu meşhurdur. Rahmet hazinelerinden çağıl çağıl akan nehir suları mucizevî bir plan çerçevesinde çekilince bu balıklar ilahî sevkle balçığa gömülerek uyuşuk hâlde suların tekrar gelmesini beklerler. Nehirler veya göller kuruduğu zaman, hiç farkında olmadan dip çamurunda kendileri için bir oyuk açarlar. Burada rahmet tecellisi olarak etraflarında su geçirmez bir koza örülür ki bir mevsim kadar veya daha fazla bir zaman için derin bir uykuya dalarlar. Kozalarında, yani sudan uzak, çaresiz bulundukları bu dönemde rahmet tecellisi imdada yetişir. İstisnalar hariç ancak karada yaşayan canlılara verilmiş solunum şekli olan akciğer solunumu vesilesiyle kurak mevsimi atlatırlar. Sularda solungaç solunumu yapan bu ilgi çekici balıklara, ihtiyaç duydukları zamanlarda akciğer solunumu yapabilme kabiliyetini kim veriyor?

Peki, oksijeni nasıl alırlar? Su ve toprağın yoğrulmasıyla oluşan çamurun arasından geçen bir delik vasıtasıyla oksijen ikmali yaparlar. Bu açıklık zamanla kuruyarak sertleşir ve kuruyan bu çamur, balığı yakıcı güneş ışınlarından koruyan bir kalkan hâline dönüştürülür. Bu balıklar yaz uykusundayken kas dokularının bir kısmı gerekli enerji için harcanır. Kendi dokularını besin olarak tükettikleri için, bu süre zarfında 3 cm'lik bir boy kaybı söz konusudur.

Yağmurlar başlayıp çukurlar su ile dolunca kovuğun çamuru yumuşayıp erir ve yuva bozulunca balık, biriken su içinde normal hayatına devam etmeye başlar. Avustralya'nın Burnett ve Mary Irmağındaki Akciğerli Baramunda, Afrika'nın Senegal Balçık Balığı, Nil Balçık Balığı, Güney Amerika'nın Karamanu Balıkları hep yaz uykusuna yatan akciğerli balıklardır.

Formun Üstü

Formun Altı

Video Önerisi